Denge

Ekolojik denge, ekonomik denge, ruhsal denge, zihinsel denge,  fiziksel ve kimyasal denge , kısacası neredeyse tüm yaşam “denge” üzerine kurulu. Savaşla barışın, sevgiyle nefretin, iyilikle kötülüğün, hastalıkla sağlığın, doğallıkla yapaylığın,  karanlıkla aydınlığın tartıldığı hassas bir terazi yaşam. Terazinin bir kefesi ağır basınca eşitlik ortadan kalkar, denge bozulur.Eşitliğin olmadığı yerde özgürlük ve demokrasi olmaz.Savaşlar öfkenin, kinin, … Okumaya devam et Denge

Gazi İzmir’e Nasıl Girdi? (Türkler’in Akgün’ü: 9 Eylül 1922)

O gün İzmir, yepyeni bir güne ulaşmıştı: Evet, 9 Eylül 1922 günü Türkler’in Akgünüydü. Tam üç buçuk yıl önce, 15 Mayıs 1919 günü yaşadıkları büyük kıyım hala belleklerindeydi. Birkaç saat içinde 2.000 şehit verdikleri o Karagün kentin üzerine bütün ağırlığıyla çöreklenmişti. Artık kent, işgalin bütün aşağılayıcı, onur kırıcı ve acımasız yüzüyle karşı karşıyaydı. O zifiri karanlık … Okumaya devam et Gazi İzmir’e Nasıl Girdi? (Türkler’in Akgün’ü: 9 Eylül 1922)

Şiddet Engelleyiciler Aranıyor

Amerika Birleşik Devletleri'nin büyük sorunlarından biri olan şiddetin önlenmesi konusunda başarılı olan bir sosyal program var. Programı geliştiren Gary Slutkin bir epidemiyoloji uzmanı. Epidemiyoloji, toplumun sağlığını geliştirmek, hastalık gibi istenmeyen durumları azaltmak için istatistiki bilgileri ve diğer verileri kullanan, toplumun esenliğini yükselten unsurları belirlemeye çalışan bir dal, tıbbın bir alt dalı. Dr. Slutkin, Amerika'da şiddetin … Okumaya devam et Şiddet Engelleyiciler Aranıyor

Yeni Umutlar

Uzun zamandır başucu şairlerimi ve yazarlarımı terk etmiştim. Dün akşam Deli kitabının yazarı Halil Cibran, her derde deva bir hekim olarak rüyama girdi. Meğerse ben ağlıyormuşum, usulca gözyaşlarımı sildi ve başladı en güzel hikâyelerini anlatmaya:  “Eskiden bir narın ortasında yaşadığım sırada tanelerden birisinin şöyle dediğini işittim, bir gün bir ağaç olacağım ve rüzgâr dallarımın arasında şarkı söyleyecek ve … Okumaya devam et Yeni Umutlar

Pandoranın Kutusu

Antik döneme ait bir efsanedir. Prometheus, Olympos’tan ateşi çalar. O zamana kadar ateş insanlar tarafından bilinmiyordu. Ateşi çalar ve insanlara verir. Bunu öğrenen Zeus çok sinirlenir ve Prometheus’u, hiç kimsenin yaşamadığı kafkasya'daki dağların tepesine zincirler.  Bir kartal gelir ve her gün taşların üzerinde yatan Prometheus’un karaciğerinden bir parça yer. Prometheus ölmez. Karaciğeri kendisini yeniler. Ertesi … Okumaya devam et Pandoranın Kutusu

Virüs değil iyilik bulaştır!

Kalplerin şifası sevgi ile buluşmaktır. Osman Hamdi bey Dün akşam dehşet bir yağmur vardı. Kelimenin tam anlamıyla sırılsıklam ıslandım. Aslına bakarsanız, yağmur saatine bakmıştım hava durumundan, tam o saatte yola çıktım. Motosiklet kaskının camını biraz araladım giderken. Yağmur görüş açısını bozar, üstüne bir de sıcak nefesinizin buğusu eklenince tamamen kör olursunuz. Yağmurda motosiklet kullanmak bu … Okumaya devam et Virüs değil iyilik bulaştır!

Ağzıma gelen acısu ile uyandım

Reflü hastalığı, mide ile yemek borusunda istirahat halinde kapalı olan bir kas halkanın gevşemesi sebebiyle oluşur. Midenin asit içeriği yemek borusuna orad-an bazen boğaza kadar gelir. Yakıcı etkisi sebebiyle ağıza gelen bir acı-su olarak tarif edilir. Toplumda sık görülen bir hastalıktır. Genellikle beraberinde bir mide fıtığı vardır. Çoğunlukla doğuştan gelen bir gevşekliktir. Son dönemde alınan … Okumaya devam et Ağzıma gelen acısu ile uyandım

Mutlu Beyin

Bu yazımda, bir kitaptan bahsedeceğim. Keyifle okuduğum hatta bir kaç kez geri dönerek bazı bölümleri tekrar tekrar okuduğum bir kitap. Loretta Graizano Breuning tarafından yazılmış. Doğa ana, bize yapmamızı istediği sıkıcı ve yorucu işler için bazı ödüller vermiş. Hayatta kalmak içinde bazı uyarıcılar. Bizim hayatımızı yöneten en önemli motorlar bunlar. Çok etkili itici güçler… Savaş ya da … Okumaya devam et Mutlu Beyin

Sıfır

Sabah apartmandan aşağı iniyorum. Bahçe her zamanki gibi sakin. Yavaş yavaş motorsikletime doğru ilerliyorum. Dün yağmurun altında kalmıştı. Epey ıslanmış. Hava güneşli ama hala bir bahar serinliği var.  Çantamı, scooter’ın önündeki boşluğa yerleştiriyorum. Her zamanki gibi örtünün altına bacaklarımı yerleştirip marşa basıyorum.  Bu sabah deniz kıyısından gideyim. Yavaşça sahile uzuyorum.   Bütün o devasa alışveriş … Okumaya devam et Sıfır

Skywalker’ın ışın kılıcı

George Lucas imzalı ilk Starwars izleyicisi ile 1977 karşılaştı. Büyük bir tarih meraklısı olan Lucas, ilk filmini düşük bir bütçeli, uzay sahnelerini de maketlerle oluşturdukları bir akvaryumda çekmişti. Kendince absürt bulduğu bu filmin en iyi ihtimalle yüz bin izleyicisinin olacağını düşünüyordu.   Ancak film gösterime girdikten bir hafta sonra kelimenin tam anlamıyla patladı. Bir anda fan toplulukları oluştu. Karakterlerin … Okumaya devam et Skywalker’ın ışın kılıcı